25 Ocak 2026 Pazar

25 Ocak - Goodbye Edinburg, Hej Amsterdam!

25 Ocak 2026 Pazar 0

 Gece boyu uyanıp rüzgarı kontrol ettim korkudan 😁😁 Çok şükür aslında 23 civarı yavaşlamıştı ama ya yavaşlamasaydı?!

Sabah erken kalkıp sıkıca kahvaltımı ettim. Bavullarımı Cathy'nin yardımıyla indirip 23 kiloluk bavul, 8 kiloluk kabin bagajı ve geri kalan her şeyimi koyduğum kişisel çantam da bir 10 kilo vardı neredeyse ve eve iki durak mesafesi olan havaalanına giden otobüs durağına ulaşana kadar bayılmak üzereydim neredeyse. Hani otobüsü kaçırırsam sıçtım, erken çıksam da bazen 5 dakika kalan zaman bir anda yol açık olduğu için güncellenip 1 dakikaya iniyor. Yetişcem diye acele ettikçe nefes nefese kaldım o ağır bavullarla. 


Bu senelik son Edinburgh fotoğrafım... 💕💕

Dublin gezisinden öğrendiğimiçin, konurdan geçince bavullarımı kayan banda bırakıp hemen duty-free'ye koştum. Black friday falan hak getire, esas indirim ocak ayında arkadaşlar! Çoğu parfümün 19,99 pounda indiğini görünce kaptım 5 parfüm, anama ve kendime. Vakit doldu, uçak kalktı ve ver elini Amsterdam!




Şansıma indiğim zaman alan gayet boştu ve kontrol noktasından çabuk geçtim. Nereden geldin, nereye gideceksin, ne kadar kalacaksın sorularından sonra Schiphol Havaalanından otelimin bulunduğu Wibautstraat'a gitmek için kiosklardan bilet aldım.


Bunu da şöyle yapıyorsunuz, en azından gidiş yolunu anlatayım. Benim bir sonraki seyahatim Belçika'ya otobüsle olacağı için tek yön bilet aldım. En bilinen yol, merkeze (Centaal) gidip oradan otobüs veya metroya binmek. Alandan çıkınca zaten ana bir istasyona varıyorsunuz. Metronun adı ya Spinter ya da Intercity oluyor, bana denk gelen Spinter oldu. Tertemiz ingilizce'den karma karışık Dutch diline geçince bir afalladım açıkçası ve gitmem gereken hattı bir an bulamayıp biraz yüksek sesle söylendim, "NE BOK YİYCEM LAN BEN ŞİMDİ!" diye. İşte Amsterdam'ın en güzel özelliği, iki adımda bir Türk'e denk gelmeniz ve bir arkadaş, "Abla nereye gitcen?" diye yardıma yetişti. Okuyamadığım için telefonumdaki adresi gösterdim ve işte bu taraftan diye gösterdi.

Merkeze inince de, metroyu, tramvayı ve otobüsü kullanmak için GVB app'ı indirmiştim. Ben 3 gün kalacağım için saat hesabı veya gün hesabı yaparak sınırsız kullanacağınız biletleri alabiliyorsunuz. Bir barkod geliyor size ve her toplutaşıma aracına binerken ve inerken okutmanız gerekiyor.

Bu kadar basit...

The Social Hub'da kaldım ben. İnanılmaz beğendim açıkçası. Sanki özel yurt gibi, öğrencilerle dolu, yemek, çalışma, oyun, sosyalleşme alanları olan bir oteldi.


 Metrodan çıkınca 4-5 dakika yürüyerek varabildiğiniz bir konumda, karşısında da ALDI ayarında olan ve aradığınız her şeyi bulabileceğiniz Albert Heijn var, daha ne olsun?

İlk akşam biraz yol yorgunu olduğum için yalnızca yiyecek malzemelerimi alıp odama döndim ve yarın için it gibi bir yürüyüşe hazırdım artık.

24 Ocak 2026 Cumartesi

24 Ocak - Eowyn Kasırgası

24 Ocak 2026 Cumartesi 0

 Gördük ebemizin .mını diyebilirim!




Gece üçte başlayan Eowyn fırtınası yüzünden evin çatısı uçacak, duvarları yıkılacak sandım. Cidden öyle bir fırnıta idi. Penceremden sabah bakınca, ALDI'nin otoparkının ilerisinde bululan ağaçların yarıya kadar yattığını gördüm. İşe gidiş olmayınca, Cathy'nin baktığı çocuklar da gelmemişti. Evin içinde sadece rüzgarın uğultusu, camlara rüzgarın şiddetiyle çatır çatır vuran yağmur sesi vardı.

Aslında çokça tedirgindim çünkü yarın uçuşum var ve ertelenirse naparım, kalabilir miyim diye sordum Cathy ve David'e. Çünkü öyle bir sistemleri var ki, bir öğrenci gidiyor, hemen yenisi geliyordu. Hallederiz, sen hiç telaşlanma dediler. İyi dedim... Sokağa atacak halleri yok Allahtan ama sevmediler mi valla "Git havaalanına, bişey olmaz" bile diyebilirlerdi.

Akşam haberlerde firtınanın hikayesini bolca dinledik. Saatte 100 km hıza varan rüzgar, Son 10 yılda yaşanılan en güçlü fırtına olmuş. Hakkını verdi yani.


Haberlerden sonra hep birlikte son fotomuzu çekindik. Molly, Cathy ve David... Bana 4 ay boyunca ev sahipliğinin yanı sıra ikinci anne-babalıklarını yapan insanlardı. Soğuk denilen halkın asla soğuk olmayan iki ferdi idi bu aile. Kızları Claire, torunları Lillie kalbimde her zaman bambaşka bir yere sahip olacaklar.




23 Ocak 2026 Cuma

23 Ocak - Edinburgh'a Vedam...

23 Ocak 2026 Cuma 0

 Normalde bu vedayı yarın gerçekleştirmem gerekiyordu ancak, telefonlara gelen ve kalbinizi yerinden söküp atan o uyarı sesi ile meteorolojiden gelen sesle yarın çok büyük bir fırtınanın geleceğini; uçak, otobüs ve feribot seferlerinin iptal olacağını, okulların bir günlük tatil edileceğini bildirdiler. Haliyle yarın evden çıkamayacaktım ve vedamı bugün etmeliydim. 

Kurstaki öğrencilerle, öğretmenim Tom'la ders sonunda vedalaşıp bu seyahatim için son kez OMNI Center'a gidip Hommies Pizza'da o bayıldığım pizzayı kendime ısmarladım: Ballı, jalapeno biberli ve pastırmalı. 

Normalde hocam Kathryn ile de yarın buluşacaktık ama her yerin kapalı olacağını söyleyip eğer uygunsam bugün buluşalım mı diye sordu, pizzamın sonuna geldiğim için 10 dakika sonra kursta olacağımı söyledim, OMNI'ye veda edip kursa varınca öğretmenler odasından Kathryn'i alıp ilk hocam Sarah ile de vedalaşıp Hanover Street üzerindeki Papii Limited'e uğradık. Birer kahve eşliğinde koyu bir sohbete daldık. Ülkemi, önceden nasıl olduğunu, şimdi nelerle uğraştığımızı, bir kadının ülkemde neler yapabildiğini, benim neler yaptığımı anlattım. Hafızasında dini bayramların anlatıldığı sunum günlerinde zaten Araplar Kurban ve Ramazan bayramlarını anlattıkları için benim ısrarla milli günleri anlatışımı, Atatürk'e bağlılığımı, cumhuriyet bayramının özellikle kadınlar tarafından çoşku ile kutlanmasını, Anıtkabir ziyaretlerinin nasıl kan kaynatan biçimde olduğunu çıkmayacak biçimde yer ettiğini söyledi bana. 

Gurur duydum...

Bir müslüman ülkede yaşana kadın olarak tüm dinlere açık oluşumu, Hristiyanlık hakkında bilgi sahibi olmak için öğrenme isteğimi de ayrıca takdir etti. Sen Orta Anadoluda böyle açık fikirli birini daha asla bulamazsın gülüüüüm...


 Hocamla vedalaştıktan sonra en en en sevdiğim Princes Street Garden'ıma gelip görüntüsünü bir kere daha aklıma kazıdım.

Ardından kısa bir Old Town turu yapıp,

Bana 4 ay boyunca ev sahipliği yapan, 45 yıllık ömürümün en güzel günlerini yaşatan, ayakları üzerinde duran bir kadının kendisine ettiği en güzel hediyene bir sonraki gelişime kadar veda ettim. Artık eve dönmeliydim zira rüzgar gittikçe hızlanmıştı ve hava yüzüme ve ellerime iğne gibi batmaya başlamıştı.

Eve döndüğümde Cathy en sevdiğim yemeği yapmıştı benim için. Bir viski eşliğinde yemeğimizi yedik, odalarımıza çekildik.


 Yarın tüm gün evde olacağımız için öğle yemeğim olacak olan mikrodalga yemeğimi almayı unuttuğumu hatırlayıp bir koşu ALDI'ciğime gidip geldim ve huzurlu, mutlu uykuma daldım.

22 Ocak 2026 Perşembe

22 Ocak - Sıra Geldi Benim Vedama...

22 Ocak 2026 Perşembe 0

 Bugün bir çılgınlık edip Edinburgh'un en zengin mahallesi olduğunu sandığım Dick Place'i yerinden eden bir yerin varlığını öğrenip oraya gittim: Belmond Drive. Öyle bir zenginlik ki sokağa orada oturanlar haricinde kimse giremiyor(muş), ben de gidince öğrendim 😅

Evlerin 2-3 milyon pounda satıldığı bir yer ki öyle evler var ki asla fotolarını göremiyorsunuz. Şöyle açıklayayım. İskoç emlak piyasasında daha önceden satılan evlerin iç mekanlarını adres girerek rahatça bulabilirsiniz. İnternet üzerinden satıldığı için, bir ev satışa çıktığında şu yılda şu fiyata satıldı diye görebilme şansınızın yanı sıra ne tür yeniliklerin de yapıldığı hakkında hem bilgi sahibi olabiliyorsunuz, hem de fotoğrafları silinmediği için daha önceki satış halinin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olabiliyorsunuz.

Ama bu durum Belmond Drive için geçerli değil. Sanki özel bir klan gibi, tek bir evin satış bilgisi ve fotoğrafları var. 


O da bu ev, 2023 yılında 2,9 milyon pounda satılmış.


Şöyle bir kış bahçesi var ki, bu bahçe büyüklüğü benim kaldığım evin salon ve mutfağı kadar diyeyim size.

İçeri giremeyeceğimiz belli olup boyumuzun ölçüsünü aldıktan sonra beni her zaman kucaklayan Princes Street'ime geri döndüm.


Hediyeliklerimi aldım, gelenek olan magnet, fudge ve el yapımı çikolata. Yeterli bence.

Gelmişken son royal mile turumu attım.


Sokak müzisyenlerinden müziğimi dinledim, 


Sağa sola bakıp her yeri tekrardan hafızama kazıdım,


Evime dönüp yavaş yavaş bavulumu hazırladım 😔😔

Akşam da kızlarla buluşup veda yemeğimizi yedik. Erika bana kurutulmuş balık, ruj ve rimel almış, canım yaaa. Agatha birlikte çekildiğimiz fotoğrafları bastırıp verdi bana. Daniela da sağolsun benim yemek paramı ödeyerek jestini gösterdi.


Çok güzel bir Hint Restoranıydı, Yaduvanshi Authenic Indian Restaurant... Canongate yakınlarında, ulaşımı kolay, fiyatları ulaşılır bir restorant. Merak ettiğim türlü hint yemeklerinin ve içeceklerinin tadına bakma şansım oldu.

Bu kızlar da benim şansımdı. Kaldığım süre boyunca her biri her dakika yanımdaydı. Hepsini ayrı sevdim....

Artık kısa bir süre sonra eve dönüş sırası bende.


20 Ocak 2026 Salı

20 Ocak - The Scottish Parliament

20 Ocak 2026 Salı 0

The Royal Mile'ın sonunda, Holyrood Palace'ın tam karşısında yer alan, eski şehrin dokusunun oldukça zıddı olan bir bina, Parlamento Binası. Konum, mimari, tasarım ve inşaat şirkeleri nedeniyle yapımından itibaren İskoç halkı tarafından eleştirilmiş, max 40 milyon sterline yapılır dedikten sonra 414 milyon sterline mal olmuş. Eh, arada bir 10 kat fark olunca hak etmiş diye düşünüyorum. 


Size binayı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. İçeri girdiğiniz anda aslında oldukça modern bir mimari ile karşılaşıyorsunuz. Ama her bölümde o kadar fazla imgelemeler var ki, bir yerden sonra ucu kaçıyor.


Mesela bu imgenin referans aldığı, aşağıdaki resimmiş.


Benziyor mu? Bence değil. Yok işte şurası iskoç denizinin dalgaları, yok burası buzda kayan insanlar falan filan. Gerekli miydi? Bilemem. Bana göre ağır referanslar sonuçta kakafoni yaratır.


Kendi sitesinden  rehberli tur için rezervasyon yaptırıp ücretsiz gezebiliyorsunuz. Kendi başınıza giriş yasak. Bir de elbette bir parlamento binası olduğu için güvenlik sıkı. Ben çantamda bulunan çatal için oldukça uzun bir açıklama yapmak durumunda kalmıştım. Bıçak olsa anlarım da birini çatallamak??


Eğer uzun süre kalacaksanız gidilebilir bir yer ancak kısa süreli seyahatler için ne gereği var efendim, gezilecek onlarca yer varken zamanınızı burada harcamayın derim.

Ah, bir de en güzel kısmı da hediyelik eşya mağazası. Kendi arılarının yaptığı balları alabilirsiniz. En azından sürdürülebilirliği güzel yapmışlar.

 
◄Design by Pocket