29 Nisan 2012 Pazar

İzine ayrılmak

Günleri saydım ve sonunda ayrıldım izine dinlenmek gercekten guzel zma sanırım biraz tembellesiyor insan isteyken ister istemez zaten bir hareket oluyor. Şimdi su bir haftada yapılacakları yapıp dinlenmek istiyorum.

10 Nisan 2012 Salı

yazmak

ne kadar olmuş yazmayalı...
işler yoğun hepsinden öte kafam yoğun
konsantre olamıyorum, unutuyorum.
ortalarda geziniyorum, zaman dolduruyorum.
geceleri wc nöbetleri yüzünden uykumu alamamak, sabahları yataktan çıkmak istememek.
uyusukluk, yorgunluk, bazende acayip enerjik,
ne kadar şişsemde hala kendimi zayıf zannedip, deli gibi alışveriş yapma isteği içimde,
üzerime olmayan bedenler ile moral bozukluğu...
izine ayrılmak için sayılan gün..
yapılmak istenen çok şey var.

31 Mart 2012 Cumartesi

Bahari bekleyen kumrular

Baharı bekledikce bu son karmı bu son karmı dedikce kar yağıyor dün gece aralıksız benim gördüğüm 3saat kar yağdı yuh dedim.Mart'ın 30unda böyle kar Mart kapıdan baktirir kazma kürek yaktirir muhabbeti tam neyseki hava yumusakda kalmadı pek kar buna şükür diyelim.sağlıklı olalimda gelir elbet baharda yazda

15 Mart 2012 Perşembe

BAHAR OLMAK İSTERDİM OYSA BENDE MEVSİM SONBAHAR

hani bazı insanlar vardır, iç enerjileri yüksektir. pozitiflerdir her daim, yani pozitif olmasalar bile pozitif gözükürler. etraflarına enerji verirler ve bu sayede enerjide alırlar mı? bilemem. hiç olamadım. o insanlardan. hani sabah sabah cıvıl cıvıl olurlar , bıcır bıcırlardır, hiç uyanmaları, ayılmalarına gerek yoktur. sanki güne çok önceden başlamış gibi... çok isterdim öyle olmayı yani her daim BAHAR olmayı...
bende ise mevsim hep SONBAHAR.. Hep bir duygusallık, hep bir nötrlük durumu var. tamam negatiflik demiyorum ama NÖTR işte. hani herhangi bir sarkıda misal halil sezai dinlediğinde diplere vurabilecek kadar nötr işte..
işte bugunde öyle eskiden kalma kırıkların açtığı yaraların kabuklarını kaldıran dünden kalma yeni kırıklıklar ve yaralara sahibim. işte birde bunun üstüne hava kapalı içim havadan kapalı birde fonda Halil Sezai isyan ederse, bendeki duygu ruhda isyanlarda oluyor. içimde kopan fırtınalara karşı daha güçlü olmam lazım biliyorum. artık sanki daha bir susuyorum. daha mı sakinim. daha huzurlu olmam gereken dönemdeyim belkide ondan. yada unutmak, şu halim unutkanlığımı tavanda yaptı. aslında nede güzelmiş unutmak. yoksa diplerde gezmek yerine unutmak en mantıklısı.
ama yine biraz mahsun, biraz hassas, biraz daha fazla kırılganım. ne zaman öğrenirim herşeyden daha değerli olanın kendim olduğunu

14 Mart 2012 Çarşamba

yorgun

yorgunum hemde halsiz. canım hiç birşey yapmak istemiyor. uyusuk bir haldeyim. şu havalardan yürüyüşde yapamayınca iyice uyuşuyor insan. ne zaman düzelecek bu havalar desemde bekliyoruz.

yapılacak bir çok şey var daha, teyzesinin gönderdikleri var şimdi sık sık sevdiğimiz ve gidip gidip baktığımız.
kardeşinden gelen.
havalar bir kar yağıyor, bir güneş açıyor ardından tekrar yağmur. değişkenlik insanıda etkiliyor.
beklediğimiz şimdilik 2 şey var aklımızda: ikisi içinde hayırlısı en önemli olan..

28 Şubat 2012 Salı

kar

bu sene iyi kış oldu. tam havalar ısınıyormu ne derken? bahar geliyor diye sevinirken? güneşe aldanıp nerdeyse kabanları üstümüzden atacakken, hayallerimi tamda bahçe süslemeye başlamışken birden başlayan ve bütün gün boyunca yağan kardan sonra yok bu kış gitmeyecek sanırım. neyse bir süre daha gidebilir, benim yürüyüş yapmamı engelliyor sadece...aşağıdaki fotoda donmuş olan porsuk barajından bir görüntü...
bu arada dün itibariyle fetih 1453'e gitmiş bulunuyorum. yorum yapmak istemiyorum, netten okuduğum yorumlara benzer olacak yorumum. ama emeğe saygı duyuyorum. gelişen türk sinemasına destek vermek gerekir diye düşünüyorum.
zaman geçiyor, hayat devam ediyorken kızdığım, kırıldığım, sinirlendiğim, uyuz olduğum, güldüğüm, düşündüğüm, şükür ettiğim, dua ettiğim, istediğim, sahip olduğum bir çok şey var. hayatta daha yapmam gereken, öğrenmem gereken bir sürü şey var ki hayatın bize sundukları karşısında hem şükretmek hemde dik durmak lazım. herşey için binlerce şükür

21 Şubat 2012 Salı

Bas ağrısı

Bir haftadır sürekli bir bas ağrısı mevcut gecer diye bekliyorum.haftasonlar dinlenemedim belkide ondan,bazen insan çok şey yapmak istiyor.bazen istediği şey istediği zamanda olmuyor,bazen ise hiç beklemediği bir anda oluveriyor iste hayat suprizlerle dolu hayatta bazı seyler için geç kaldığımı düşünsemde artık bundan sonra hicbirsey için geç olmasın. Hayat hep güzel başlangıçlar,güzel olaylar,güzel insanlar,güzel mekanlar ve yerler,sehirler,isler versin.herkezin istediği hersey gönlünde olsun

14 Şubat 2012 Salı

Bizden

Bu aslında bir deneme cepten bir post denemesi, zaman ne çabuk geçiyor. Bazen çabuk geçsin derken bademde geçmesin diyorum.ama sunu istiyorumki artık bahar gelsin.

13 Şubat 2012 Pazartesi

DİZİ DİZİ



hafta sonunu hiç evden çıkmadan geçirdim. kapının önüne bile çıkmadım. şimdi ohhh dinlenmişsiniz diyebilirsiniz ama yok. cumartesi günü ben pek bir şey yapmasamda bütün gün ayakda bir o oda bir bu oda annemin peşinde gezdiğimden, bütün işi annemim yapmasına rağmen ben daha çok yoruldum belim ağrımış.

pazar günüm ise koltuk üstünde elimde süt, yapmaya üşendiğim tatlı yerine nestlenin çikoltası ile uzun zamandır birikmiş olan diziler izlendi..bittimi hayır daha sıradalar alcatraza başlayamadım. once upon a time'da çocukluk yıllarıma dönüp masallar ile gerçekler arasında kayboluyorum. ben çok seviyorum sizi bilemem. bütün akşam işe gitmesem koltukdan hiç kalkmadan, peşpeşe dizi izlesem isteğindeydim.
hepimize mutlu haftalar..

9 Şubat 2012 Perşembe

şekerrrr

1 haftadır şekersiz yani tatlısız geçen bir yaşam aynı zamanda karbonhidrat yememem gereken bir süreçdeyim. neyseki bir gün kaldı. tabiii sonuç iyi çıkarsa...yoksa diyete devam. ne kadar zormuş insanın yasak olan bir şeyi yememesi gereken şeyi canının istemesi ama yiyememesi. resmen gözümün önünden tatlılar geçiyor. normalde canım istemez börekler hamur işleri istiyor. dikkat etmem gerekecek artık ne yapalım.
bir haber vereyim: yaklaşık 1 senedir açılmasını beklediğim internet sitesi english home sonunda açıldı. şimdilik az üründe olsa sanırım 1 sene sonrada ürün çeşitliliği artar.
bakın nasıl büyüdü çiçeğim. üstelik nefisde kokuyor. bu ara kendimi aşırı yorgun halsiz ve bitkin hissediyorum. sekerimmi düşüyor acaba :))))

2 Şubat 2012 Perşembe

şubat başlığı


Şubat geldi. kış bu sene çok soğuk geçiyor. donuyoruz, kuşlar, köpekler, kediler ve dışarıda yaşayanlar , van için dahada beter durum. allah hepsine yardım etsin.
yorgun hissediyorum kendimi ve halsiz. nedendir bilmiyorum. bir isteksizlik var. halim yok daha doğrusu...
bir kararsızlık halidir gidiyor bünyemde, birde işe gelmek istemiyorum. evimden çıkmadan hobilerimle, dizilerimle, kitaplarımla başbaşa kalayım istiyorum. okumam gereken bir sürü kitap var. keçelerimle başbaşa kalmak, kumaşların içinde boğulmak, once upon a time içindeki masallarda gezinmek.

31 Ocak 2012 Salı

yaşananlar

bu aralar yaşananlar çok garip, incitici ve anlamsız.
sevdiğim, bir dönem çok değer verdiğim, kardeşim gibi gördüğüm biri ile aramızda uzun süre önce yaşananlar sonucu bu hale gelen, hatta gelmesi gereken ilişkinin aldığı boyut çok garip.
normalde konuşulup çözülmese bile herkezin cebindekileri dökeceği ve ardındanda ya tamam ya devam denilmesi gereken mevzunun şu anki getirildiği boyut ve olayın farklı yerlere, kişilere sıçraması. olayların anlaşılmadan dinlemeden bu hale gelmeside yalan yanlış anlatılan olaylar silsilesi haline dönüşmesi...
geçmişte yaşananlar ve paylaşılanlar nedeniyle geçmişe ve yaşananlara ve yapılanlara duyduğum saygı gereği şimdiye kadar hiç bir şey söylemesemde, kırıldığım, incindiğim bu kadar mevzu sonuçunda, üzülmemem, kırılmamam gereken bir dönemden geçtiğim şu sıralarda yaşadığım ve yaşamak zorunda bırakıldığım durumu hak edecek bir şey yapmadığım düşüncesinde olmam. ve yargısız infaz şeklinde benimle konuşulmadan (ki bir kaç kere konuşmaya çalışmama rağmen) yapılanların, konuşulanların kulağıma gelmesi,hatta yazılanları okumam sebebiyle...
olayların başkalarına anlatılması, yansıtılması ve yalan yanlış konuşulması sebebiyle bu yaşadıklarıma bir sünger çekmek istiyorum. geçmişte yaşananlara saygıdan daha fazla konuşmadan susup, kimse birbirini daha fazla kırmadan yok sayılsın istiyorum.
ben hayatımda daha fazla kırılacağım, incineceğim olaylar yaşamak istemiyorum. ne kimseyi kırayım, nede kimse beni kırsın istiyorum. hayata daha farklı gözlerle bakmaya başladığım şu zamanlarda zamanında arkadaşlarımda kazık yemiş, üzülmüş olsamda bu olayın bana öğrettiği şey şu oldu hayatımın içine bu kadar insanları sokmamam gerektiği, bu kadar fazla samimi olmamam gerektiğidir.
kendi kendime yettiğim şu kücücük ailemle  yalnızda mutluyum ben ve birilerine ihtiyaç duymadan sadece paylaşımların olduğu bir hayat benim için çokda keyifli olacak. herkeze bundan sonraki hayatında başarılar dilerim. herkezin gönüllerinden geçen iyi şeylerin hep onlarla olduğu bir hayat dilerim.

26 Ocak 2012 Perşembe

YETENEK VE ZEVK AYRI BİR ŞEY

yetenek ve zevk ayrı bir şey vesselam. bende hiç olmayan demeyi bu bünye kabul etmiyor işte o yüzden zaman zaman nadiren ugrayan bir konu buuuu.
elden bir şey gelmeyince yaratıcıda mı olamıyor insan nedir.
işte böyle olunca bende insanların yaprıkları şeylere hayran hayran bakma durumları mevcut, hani ağzımında suyu akmıyor değil yani. her gördüğümde heveslenip bende yapmalıyım deyip evi iplerle, keçelerle, boncuklarla boyalar ve hamurlarla doldurup sonrasında o piti piti diye hangisinden başlasam karar verememe mevzusu ile hepsini birden bırakıp maymun iştahlılığımın doruklarında, zaten işten geldim yorunum amannnn deyip bırakıyorum. işte aslında aklımda yapılacaklar listesi uzayıp giderken bu tembellik ve kararsızklıklar içinde bulunan bu şişman bloggerı biri dürtse hişşşş kendine gel şundan başla desede harekete geçsem diyorum hııı nasıll olur.

23 Ocak 2012 Pazartesi

ocağın bitmesine 7 gün

bakıyorumki son yazılarımda hep bir zaman belirtmişim. hep bir geri sayım var. zaman geçmiyor gibi gelsede bu aralar yapamadıklarım var benim. soğukdan buzdan yürüyemiyorum. o kadar uyuşuğum ki tatlı yapayım, börek yapayım diyorum yapamıyorum. birde diyorum yapmadığım daha iyi yaparsam yerim diyorum. kitaplarım bir bir bitiyor. örgülerimde biri bitmeden diğerini başlıyorum.
kendinle konuşuyorum bol bol. hayatı tanıyorum her geçen gün, her ne olursa olsun, güvenmenin ne kadar önemli ve aynı zamanda ne kadar riskli bir şey olduğunu anlıyorum. hayatın yediğin kazıkların bileşkesi olduğunu bilsende o kazıkların bir sonu var mı onu bilmiyorum.
kendime dönüyorum daha, içime dönüyorum. kırıklarımı, kırgınlıklarımı 2011 de bırakıp yeni ve daha güçlü başlıyorum 2012 ye. hiç birşeyin hiç kimsenin beni üzmesine, beni incitmesine izin vermeden daha bir sağlam yürüyorum diyorum.

20 Ocak 2012 Cuma

bir haftanın daha sonu

bir hafta daha biterken, bu haftanın yorgunluğu, bitkinliği, soğukluğu (-19U GÖRDÜK), hastalıkları ile bitti. haftasonunu iple çekerken dinlenmek istiyorum. bol bol uyumak. üzerimdeki grip ve bel ağrısını bu haftada bırakıp haftasonu dinlenmiş eğlenmiş, enerjik geçirmek dileğindeyim.
okullar tatil olurken neden işlerde tatile girmiyoru yaşayıp, bir kez daha öğretmen olmadığıma yanmalardayım. her geçen gün aldığım kilolardan ve bunları taşımakda zorlanan bünyenin ve gribinde etkisi ile nefes almakda zorlanan bir bünye olarak dertliyim.
derin bir nefes alırken hepinize iyi haftasonları dilerim.

18 Ocak 2012 Çarşamba

günlerden bugün

grip ve bel ağrısı ile mücadele içindeyken en çok istediğim şeyin evimde battaniye altında elimde kumanda fırında kurabiye kupamda kafensiz kahvem ile dinlenme peşindeyim. dinlenmece ve eğlenmece..
dikmekde geç kaldığım lale soğanlarımı dikip, keçelerim, örgülerim, dikişlerim, boyalarımla yine ne yapsam hangisini yapsam kararsızlığı içinde olmak varken.
şimdi bu soğukda buzda bu baş ağrısı ile güne başlayıpda işte olmak oldumu hiç.

13 Ocak 2012 Cuma

CUMA

fonda ruhumu ve beynimi dinlendiren bir müzik...dışarıda  bir haftadır esen yağan havandan eser kalmamış bahardan kalma bir güneş.
kafamda sorular, kırgınlıklar, uzaklar, özlem, indirimler, kimi zaman mutluluk yaşanan anlar... okuduğum 6 dan biri hesaplar, zeyanın yaptıgı kurabiyenin yerine koyduğum çokoprens bulamadığım için alınan probis..
çiçekleri görünce aklıma gelen ama sonra unuttuğum sümbül ve lale soğanlarımın nerede oldukları ile başlayan bir döngüüü...

9 Ocak 2012 Pazartesi

fotografiumdan hediyeler

sizde benim gibi fotografçılıkla uğraşmak istiyorsanız. fotograf çekmeyi ve fotograflara bakmayı seviyorsanız. eee birde artık adam akıllı bir makina almanın zamanı geldi dediğiniz bir zamanda böyle yarışma düzenleniyorsa eee ne duruyorsunuz.

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D Kit, Manfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.







5 Ocak 2012 Perşembe

hediye duyurusu

evet bu seferde http://www.browni.net/ yaptığı site tasarımlarını bilmeyen varmı bilmiyorum şimdide hediye olarak header ve bir badge yapacak çok isterim tabiki kazanmak onun tasarımlarından birini taşımak sitemde süper olur. eğer sizde isterseniz bir tıkkkk. bu arada daha öncceki headerımı yapan ebruya tekrar teşekkürler...

4 Ocak 2012 Çarşamba

karışık

öyle karışığım ki son günlerde...kafam karışık, beynim, düşüncelerim, hayallerim, isteklerim ve yaptıklarım karışık. olur arada hani böyle kararsız olursun, ne yapmak istediğini bilemezsin, hepsini aynı anda yapmak istersin. bir zaman geçsin, birde sündükçe sünsün istersin. işte böyle bir andayım. 3 tane kitabı birden okuyorum hangisini canım isterse onu okuyorum. aynı anda 3 örgü örüyorum biraz ondan biraz bundan...insan dönem dönem böyle zamanlar geçiriyor, çok şey yapmak isteyip zamana yetişemediğimde oluyor genelde bu duygular. ama onun dışında evimizde huzurluyuz. kendine yetebilmek çok güzel bir duygu...insanın kendi kendine vakit geçirebilmesi ve bundan keyif almak çok güzel. böyle geçsin günler diyorum işte.