Hayvan Sevgisi

image

Bizde hayvan sevgisi kardeşimin köpeği Padme ile başladı. Padme cinsinin bir özelliği olarak koruyucu bir köpek,  hiçbir zaman Egemen’e bir zarar vermedi. Egemen de bu güven duygusunu hissedince oldukça alıştılar birbirlerine. En ileri aşamamız da Egemen’in elini Padme’nin ağzının içine sokup ağzındaki topu almasıdır. Açıkçası ben henüz o kadarına cesaret edemedim 🙂
Padme de Egemen’in hareketlerini oldukça dikkatli takip ediyor. Egemen gezintiye çıkarmışsa resmen onun gibi küçük adımlar atıyor, hiçbir şekilde hızlanmıyor. Egemen de ona komutlar vererek yönlendiriyor. Gerçekten ikisinin ilişkisi görülmeye değer. Ama bu sevginin yanında da bir gerçek var ki her köpeğe Padme gibi davranamama durumu. Şimdilik bu durumu anladığını düşünüyoruz umarım tatsız bir tecrübe yaşamayız.
Aslında evimiz ve imkanımız müsait olsa biz de bir köpek edinmek isteriz. Ama İstanbul şartlarında çok da kolay görünmüyor maalesef. Biz bu sevgimizi şimdilik kapımızın önündeki kedileri besleyerek yapabiliyoruz.

Yüzüyor :)

http://instagram.com/p/dY8ivcjRsT/

Yılsonu gösterimiz

image

Gösteri başlamadan önce bu fotoğrafı çekip “Gösteride çocuktan daha heyecanlı kişiye ANNE denir” diye yazmıştım instagrama.

Gerçekten de Egemen’den daha heyecanliydim.Bu sene de geçen sene olduğu gibi ser verip sır vermedi. Tek bildiğimiz tiyatroda çocuk olacağıydı. İşte çocuk rolü yaptığı tiyatro oyunumuzdan bir kesit :

http://vimeo.com/69466001

Bu sene çocuklarda gözlemlediğim inanılmaz bir rahatlık vardı.  Çok da hoşuma gitti açıkçası.  Ama bizimki görev adamı tabi hiç istifini bozmadı. Çocuklar rollerini unuttukca birbirlerine hatırlattılar, arkadaşlarını doğru yerlere yönlendirdiler, en önemlisi de çok eğlendiler.

image

Koroda söyledikleri Barış Manço şarkıları da çok hoşuma gitti. Bu zamana kadar hiç aklıma gelmemişti.  Bir an evvel cd edinip evde de dinletmek istiyorum.
Bu seneki gösterimiz hazırlık sınıfıyla beraber yapıldı. En sonda açtıkları pankartla ve 10. yıl marşı ile çok duygulandik.
image

5 yaş

Başlığı bile yazmak tuhaf geldi bana, hangi ara 5 olduk biz, nasil da geçti zaman!
Geçen sene tatsız bir tecrübe yasadigimizdan ve bu sene güzel tatiller planladigimizdan yaş gününü yapmamaya karar vermistik.
Okulda arkadaşlarıyla bir kutlama yaptı.  Onun için babası iki adet tiramisu yaptı ve üzerlerine Buzz ve Woody karakterleri çıkarttı.

image

image

Oldukça güzel oldu, ellerine sağlık babamızın 🙂

Yine içimiz el vermedi, okuldaki gosterisinden sonra aile arasında bir küçük pasta daha kestik. Bu sefer pastanin üstüne kendisi karar verdi ve yine babası uyguladı 🙂

image

image

Başta doğum günü yapmayacagiz mı demistik:) Daha bitmedi, asıl günü olan 28 Haziran’da da tatilde olunca o aksam ki tatlımızın üzerine mum rica etmiştik. Sağolsun otel personeli hoş bir sürpriz yaptı 🙂

image

Bu kadar mum üflemenin sonucu olarak şuan 8 yaşındayım diyor. Ahh canım oğlum büyümek için bu kadar acele etmesen.

İşte 5. yaşımızı da böyle kutlamış olduk. Sağlıkla sihhatle daha nicelerine kavuşalım inşaallah.

Oyuncak

Aslında çok oyuncak alan bir aile değiliz.  Ama her çocuk gibi odamizda oyuncaktan geçilmiyor. Biz bu aralar para biriktirip sadece bir oyuncak alabiliriz yoluna gidiyoruz, şükür ki Egemen’in tutturma huyu da olmadığından çok sorun yaşamıyoruz.
Ama itiraf ediyorum geçenlerde ben yaramazlık yapıp bu mikrofonu aldım. 

image

Nasıl çok şirin değil mi? 🙂

Bizimki şimdilik lalala şeklinde takılıyor,  ama en çok da alkış efektini sevdi, sürekli alkislatiyor kendini 🙂

Oyuncak demişken bir arkadaşımın yeni bir girişiminden bahsetmek istiyorum

http://www.handykids.com.tr

Kendisi tüm oyuncakları İngiltere’den ithal etti. Hepsi de sağlıklı oyuncaklar,  incelemenizi öneririm.

Büyüyor

Merhaba,

Yine ara verdik yazmaya, ben yazamasam da vakit geçiyor, oğlum büyüyor.

image

Soldaki 2,5, sağdaki 4,5 yaş

Okul meselesi

Egemen seneye Eylül ayında 63 aylık oluyor, yani 1. Sınıfa gitmek için çok şükür ki zorunlu değiliz. Anaokuluna başlayabilir veya kendi yuvasında devam edebiliriz.

Bu konuda henüz net kararımızı veremedik. Hafta sonu yuvada yaptığımız görüşmede pek tabi yuvada kalmamızın Egemen’in 1. Sınıfa hazırlanması açısından daha faydalı olacağını dile getirdiler. Açıkçası ilk zamanlar benim de düşüncem bu yöndeydi, zira Egemen’i devlet okuluna göndermeyi düşünüyoruz. Bu nedenle bir sene daha yuvasında alacaklarını alsın istedim, bir önceki yazıma bakarsanız gelişimi gayet güzel ve yuvada da çok güzel şeyler öğreniyor. Devlet anaokulunda bunun kaçta kaçını alabileceğiz, belki de çok ön yargılıyım, bilemiyorum.

Ama diğer taraftan da okula alışması açısından anaokulu yumuşak bir geçiş sağlayacaktır diye düşünüyorum. Hem 1. Sınıfa geçtiğinde hiç değilse anaokulundan gelen birkaç tanıdık arkadaşı olacaktır, ortam bildiği ortam, sevecen de bir öğretmene düşersek sorun olmaz diye de düşünmekteyim.

Anlaşılacağı üzere bu aralar bu iki düşünce arasında git-geller yaşamaktayım. İlkokulda benim için önemli olan öğretmen, gerçekten çocuğumu sevecek, onu anlayacak, bizi tanıyacak ve çocuğumun okulunu sevmesini sağlayacak bir öğretmenin karşımıza çıkmasını diliyorum.

Bizim gibi durumda olan kimler varsa rica etsem siz de görüşlerinizi yorum kısmına bırakır mısınız?

Teşekkürler

Veli toplantısı

Cumartesi günü bu seneki ilk yuva toplantımız için Egemen’in okuluna gittik. İlk bir saatimizi okul mevzusuna ayırdık, onu ayrıca yazacağım.

Daha sonra bu seneki öğretmeniyle tanıştık. Daha önce hep telefonla bilgi alıyorduk kendisinden ilk defa toplantıda tanıştık. Egemen’den memnun olduğunu dile getirdi. Tek sıkıntı bu aralar kitap çalışması sırasında konuşmaya başlamış, onu da öğretmeni kontrol altına almaya çalışıyor. Yeri gelmişken söyleyeyim bu sene kitap çalışmalarına başladılar. Öğretmeni bütün sınıfın severek çalışmalara katıldığını söyledi. Hatta bir sayfa ile sınırlı tutacakken çocukların daha fazla yapmak istediğini söyledi. Bazen bu gibi çalışmalar bizimkiler için erken mi değil mi diye sorguluyorum. Ama çocuklar mutlu ise ve talep geliyorsa çok da engellenmemeli gibi geliyor bana. Zaten okulda oyunla birlikte öğrendikleri için onlara da keyifli geliyor, umarım uzun vadede de faydasını görürüz.
Bu sene matematiğe daha fazla yer verdiler. Egemen’de oldukça sevmiş, 1-10 arası rakamları tanıyor dedi öğretmeni. Biz de bu aralar rakamları sevdiğinin farkındayız, eline kalem alır almaz hemen rakamları yazmaya başlıyor, şimdilik 20’ye kadar yazıyor. Ama enteresan bir durum var, mesela 12 yazdı, doğru okuyor, ama “anne bak 2 ve 1 yani oniki diyor” şimdilik tersten gösterme var ama düzelecektir.

20121205-110353.jpg

1’den 100’e kadar sayarken tam sayılarda biraz takılıyor, geçenlerde öğretmeninden öğrendiği bir oyunu birlikte oynadık, çok eğlendik. Söyleyeyim belki siz de çocuğunuzla oynarsınız. 1’den saymaya başlıyoruz sırayla 5,10,15,20’ye geldiğinde hop diyoruz, unutan yanıyor. 🙂
Sohbetimiz esnasında öğretmenin aklına Egemen’in geçen gün yemekte yaptığı bir olay geldi, çok güldük. Nohutunu bitirmek üzereymiş, tabağına bakmış : “Hıım 4 tane nohutum kaldı, şimdi bir tane daha yiyeceğim 3 kalacak, onu da yiyince 2, sonra 1” demiş 🙂 Matematiği ne kadar sevdiği buradan da belli oluyor değil mi?

20121205-110942.jpg

Ayrıca matematiği yaptığı resimlerde de kullanıyormuş, bu da yaratıcılık tarafını ortaya koyuyormuş. Şekilleri tanıyormuş, bunu da evde bize yansıtıyor sıklıkla “Bu daireye benziyor değil mi, bu da kare değil mi?” şeklinde soruyordu uzun zamandır. Zıt kavramları biliyormuş, büyük-küçük gibi. Büyük olursa daha ağır olabileceğini ve suda batabileceğini bilebiliyormuş.
İngilizce’yi de seviyormuş, onu her zaman yansıtmıyor, ama geçenlerde evdeyken birden aklına geldi ve bildiği İngilizce kelimeleri sıralamaya başladı :
Sınıf : Classroom
Öğretmen : Teacher
Öğrenci : Student
Dolma kalem : Pen
Kurşun Kalem : Pencil
Kalem kutusu : Pencil case
Kalem tıraş : Pencil sharpener
Kitap : Book
Defter : Notebook
Tahta : Board
Çöp tenekesi : Dustbin
Harita : Map
Silgi : Eraser, rubber (Bunu birlikte söylüyor, ikna edemedim iki anlamı olduğuna 🙂 )
Masa : Table
Sıra : Desk
Sandalye : Chair
Ayağa kalk : Stand-up
Otur : Sit Down
Göster : Point
Kitabını aç : Open your book
Kitabını kapa : Close your book

Bu kelimeleri böyle bir anda sayınca şok oldum açıkçası, hemen not ettim. Dün de İngilizce öğretmeniyle telefonda görüştük. Öğretmeni, şekilleri, ev odalarını, organları ve hayvanların isimlerini bildiğini söyledi, bunları ara ara siz de kullanırsanız faydalı olur dedi. Adını soyadını söyleyebiliyormuş, sorulduğunda bizim adlarımızı da söyleyebiliyormuş. Gösterilen nesneyi İngilizce olarak sorduğunuzda İngilizce cevap verebiliyormuş. Şaşırdım açıkçası ve akşam dayanamayıp sordum :
What is this Egemen?
It is a pen 🙂
Benim not aldığımı da görünce “Yaz anne yaz Egemen kendi başına cevabı bildi yaz” dedi. 🙂

Öğretmenler günü hediyemiz

20121122-100116.jpg

Bu sene öğretmenimize bu cici hediyeyi yaptırdık. İçinde küçük el aynası var, üstüne de öğretmenimizin ad-soyad baş harflerini işlettik. Ben çok beğendim, siz de beğendiyseniz, bir TIK!

Haftasonu etkinliklerimiz

Cumartesi günü oğlumu Optimum Alışveriş Merkezi içinde bulunan buz pateni pistine götürdüm. Daha önce de iki kez gelmiş her seferinde hocayla ders almıştı, bu sefer de rutini bozmadık. Aslında aramızda kalsın ben kaymayı çok seviyorum, biraz da o sebeple gittik 🙂

20121121-140811.jpg

Egemen de oldukça keyif alıyor, bu sefer sürekli bize seslenip bakın yaptım diye kendini göstermeye çalıştı. Henüz kaymıyor, ama buz üstünde dengede durmayı ve yürümeyi öğrendi, düşerse nasıl kalkacağını veya dengesi bozulursa nasıl duracağını iyi biliyor artık. Pistin tek dezavantajı çok kalabalık olması, haftasonu gidilecekse özellikle sabah erken saatler tercih edilmeli, hem kalabalık olmuyormuş, hem de zemin daha temiz, hocanın deyimiyle de cam gibi oluyormuş.

20121121-141007.jpg

Pazar günü de baba-oğul Kenter tiyatrosunda oynayan “Çirkin Ördek Yavrusu” müzikaline gittiler. Biletleri ben almıştım ama alırken 6 yaş sınırı olduğunu farketmemiştim, bilet geldiğinde görmüş, sorun olmayacağını düşünmüştüm. Aslında sorun da olmuş sayılmaz sadece kapıda yaşını sorup onları üst balkona almışlar.
Oyunu izlemediğim için detaylı yazamıyorum, ama genel olarak beğenmisler, tek perdelik keyifli bir müzikalmiş.
Aslında burada konusu gelmişken bahsetmek istediğim bir nokta var, lütfen kimse eleştiri olarak algılamasın, ama bazı anneler çok heyecanlanarak erken yaşta çocuklarını tiyatroya götürmek istiyor. Anne olarak heyecanlarını pek tabi anlıyorum, ama çocuğunuz sessiz duramayacak kadar küçükse lütfen birkaç sene daha bekleyin. Çünkü diğer izleyen çocukların dikkatini dağıtıp onların oyundan uzaklaşmasına neden oluyorsunuz. Eşim, gittikleri müzikalde de tüm perde boyunca ağlayan bir çocuk olduğunu söyledi. 😦