gitmek... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gitmek... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Haziran 05, 2011

Deniz,güneş,kum,esinti,sessizlik = Huzur

Bugün itibariyle deniz sezonu açılmış bulunmakta :))
Henüz ayaklarımızı sokmaktan öteye gidemesek te pek yakında olması konusunda anlaştık Sevgiliyle...
Hafta sonunu beklemek bile çok uzun gelmekteyken umarım hava bir sürpriz yapıp kapatmaz yine kendini bize ...
Bu aralar mı ?
Merak edip arayan soran mail atan arkadaşlara çok teşekkürler :))
Çok iyiyiz, ama biraz yoğunuz...
Pek yakında rahatlayıp tatilin kollarına atıvericez kendimizi...
Tatil planları yapmaya başladık bile biraz geciktik bu yıl malum sebeplerden ötürü ancak rotamızı  bugün itibariyle belirleyebilmiş bulunmaktayız...
Ve tamamen doğaçlama bir tatil olacağı kanısındayız...
Ne kadar süreceği ne zaman nerede olacağımız,nerede kalacağımız belli değil...
Sadece Foça'dan başlayıp sıkılırsak Çeşme'ye geçeriz diye bir cümle kurduk bugün :))
Tüm önerilere açığız :))

Nisan 04, 2011

O hamakta olabilmenin hayalini kurmak ;

 bile güzel :))
Tatilde en çok istediğim yukardaki karelere dahil olabilmek...
Fotoğraflarından bile huzur buluyorum hele o hamakta olmak ve kitap okumak dalga sesleri eşliğinde
hayali bile şahane...
Ama çok uzak işte Ankara'dan 5 saat uzaklıkta bu kadar doğal ve huzur dolu bi yer mevcut mudur ki??
Bilenler gidenler yardım lütfen...
d.n...Fotograflar Lipsos Otel(Ata'nın Yeri)facebook sayfasından alınmıştır. 

Ocak 20, 2011

5 yıl sonra...

Hafta sonu önce Kastamonu ardından Ilgaz'dayız...
Heyecanlıyım...
Dileğim  böyle kar olması :))
Ve hımmm etli ekmek + merak ettiğim pastırmalı ekmeklerin en şahanesinden olması...
Eee birde Dorukta kahve keyfi daha ne olsun...

Haziran 29, 2010

Tatil zamanı :))

Yukardaki şahane manzaralarda kaybolmak üzereyim pek yakında...
Belki daha da fazlasında :))
Hedef;
Çıralı ,Olimpos,Adrasan
Kaş
Ve eğer tatil bu kadar yeter dedirtmezse Kelebekler vadisi...
Dönünce hemen burdayım...
Daha çok fotoğraf ve detayla ...
Keyifle kalın...

Nisan 27, 2010

Tophane'den ...



Pek çok merdiven ve yokuş tırmandıktan sonra
bu ışık denizinde yüzmenin keyfi
paha biçilmez :)) 

Nisan 25, 2010

Yollardan ...


Yollardaydık...
Yeni döndük kısacık ama bol tarih kokulu , bol fotoğraflı  bir gezi oldu...
Pek yakında :))

Kasım 24, 2009

Yollar bizi çağırıyor !!!



Seviyorum (z) yolculukları  otobüsle olmadığı takdirde tabii...
Yine bir yolculuk vakti bizim için...
Bu sefer pek bi kısa süreliğine belkide ilk kez bu kadar kısa ama tatil olmadı napalım :))
Kızanlar olacak şimdi bana,hatta diyenler kar yağar tatil, yağmur yağar tatil ,grip olur ,şubat olur tatil ,yaz gelir yine tatil ,bu ne ballı meslek diye ??
 Peki madem gelin o zaman sınıflara ama sadece derse girmekle olmaz işin en keyifli yanı zaten o ...
Bir de projeler,performanslar,yazılılar ve biiir sürü toplantı artı bu toplantıların tutanakları var ardından etkinlikler, etkinlik raporları ,yöneltmeler ve daha neler neler :))
Ha birde herşeyi bildiğini zanneden ama çocukların düzenli çalışmalarının öneminden bahsedince de bizi dinlemiyorlar siz konuşsanızzz diyen veliler ...
Yani hiçbir şey göründüğü gibi değil...
Her mesleğin kendine göre zor tarafları olumlu olumsuz yanları ve her meslekte olduğu gibi öğretmenler arasında da iyiler ve kötüler var tabii...
Ama bu mesleğin öyle zor bir yanı var ki oda insan eğitiyor olmak ve sadece okulda değil her daim çalışıyor olmak...
Sadece tatili görmek ya da sadece olumsuz örnekleri görmek biraz acımasızca eleştirmiş olmak değil mi??
Öğretmenlere değilde sisteme yüklenmek mantıklı olan değil mi??
Başka mesleklerin zor şartlarının düzeltilmesini istemektense öğretmenlikle kıyaslamak kolaycılık değil mi??
 Bu mesleğin öyle keyifli yanları insanı öyle mutlu eden yanları var ki,gözleri ışıl ışıl parlayan öğrencileri görmek bile her türlü zorluğa değer... Keşke bu mesleği gerçekten sevenler tarafınca yapılıyor olsa o zaman çok daha güzel olacak aslında herşey :))
Nerden nereye gelmişim konumuz yolculuk değil miydi??
Evett tatil olmamasından sebep perşembe gideceğimiz  Samsun dan pazartesi dönmek durumundayız...
Bu üç günde yapmayı planladığımız öyle çok şey var ki bakalım hangilerini sığdırabileceğiz bu kısacık zaman dilimine ?
Tatil havasına girmişim di mi ee yarın okullarda yokuz pek çok kamu çalışanı gibi  Grevdeyiz...
Sizler de destek verin 1 günlük uyarımızı yapalım hayatı durduralım...

Ocak 26, 2009

Gitmek & Sobe ...

Şöyle kar yağsa lapa lapa olsa kendimizi atsak karlara ya da yağmasa da biz yağan bi yerlere gitsek karda yürüsek , düşe kalka kaysak kahkahalara boğulsak :))

Huysuz Balık sobelemiş beni konu çok hoş teşekkürlerr...
'' Yakınınızda bulunan ilk kitabı alın,161. sayfayı açın, 5. cümleyi okuyun, blog sayfasına yazın,
en güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin,sadece yakınınızda olan ilk kitabı alın vee 5 blog arkadaşınıza yollayın. '' diyor...

Şu an en yakınımda olan kitap zaten okumakta olduğum İnce Memed II açıyorum 161. sayfayı sayıyorum cümleleri aaaaa sayfada 5. cümle yok :)) mecburen çeviriyorum sayfayı geliyo 162 sayfanın 2. cümlesi '' Harmanca köyü sivri , bıçak gibi , ak , yeşil , mor , kırmızı , çakmaktaşından keskinleşmiş , tuhaf orman gibi bir kayalıktaydı. ''

Vee Pilli cadı , Haydins , Tuğba'nın dünyası ,http://nazoyla.blogspot.com/ ve Çocukla çocuk sobeliyorum sizleri...

d.n.... N@zoo mutluluk sobeni çok geç farkettim en kısa sürede ama çok özenle bol resimle yazıcam çok çok özür diliyorummm :))

Eylül 21, 2008

gitmekkk.....

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,bir başka ülkeye,dağlara,uzaklara...
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Her şeyi,herkesi bırakıp gitme isteği.
Öyle'yanına almak istediğin üç şey'falan yok.
Birkendisi.
Her şeyi,herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim,ötekide olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.
Böyle gidiyor işte.
Bir yanımız 'kalk gidelim',öbür yanımız 'otur'diyor.
'Otur' diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira.
İş,güç,sorumluluk,çoluk çocuk,aile,güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz.
Kuş olup ucmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler...
bir çocuk daha doğurmalar...
borclara girmeler...
işi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi ucmaktan alıkoyabiliyor.
Misal ben...
Kapıdaki Rex i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmezki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
Herkes onu,o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
'Sırtında yumurta küfesi olmak'diye bir deyim vardır;evet,sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmazki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.
İnadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar.
Ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe,zaman,keyif...
Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 09.00-akşam18.00.
Sonra başka mecburiyetler.
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme,içme,barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı bir ömür yani.
Ne saçma.
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba Ben her bahar aşık olmam her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç.
Ama olsun...
gitmek İstemekte güzel

CAN YÜCEL

d.n.... sadece gitmek istemenin diil , yukarda var olan yerlere gitmenin o havayı içine çekmenin güzelliğini de yaşamak istiyor...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails