Almak için uğraştığın her şeyin senden götürdükleri, ya da varmak için gittiğin her yerde aslında daha da uzaklaştığın orası...
Karar ver! Neye mi? Sadece kaderine... Çünkü yapabileceğinin en iyisi bu. En iyisi derken, lafın gelişi. Yapabileceğin tek şey bu. En fazla buna izin var. Sen her ne kadar aksini düşünsen de..!
Kurallar enteresan. Başardın mı? Bir daha bak. Ne oldu? Hani tek istediğin buydu! Garip değil mi?..
Olmadı! Zaten hep benim başıma gelir! Bütün emeklerim boşa gitti. Ne boktan hayat!
Peki neden daha güçlüyüm? Bu göt kadar odada neden bu kadar çok kapı var? En önemlisi; tüm bunları nasıl birden görür oldum?
Peki neden daha güçlüyüm? Bu göt kadar odada neden bu kadar çok kapı var? En önemlisi; tüm bunları nasıl birden görür oldum?
"Denge; yoksa bütün mesele bu mu?"
Gri, tat verir mi siyah veya beyaz kadar! En az bir kere kanı donmalı insanın.
Ne şiş yansın ne kebap! Lezzet kalmaz. Karar senin. İlla biri yanacak.
Ne şiş yansın ne kebap! Lezzet kalmaz. Karar senin. İlla biri yanacak.
Denge dediğin yaratmak zorunda olduğun dengesizliklerin bütünü.
İyi düşün!
Dile kolay diye kader derler buna bakma sen; asıl adı cesarettir.
"Cesur ol; işte asıl mesele bu!"
Yalnız kal!
Suyun altını bilmeyen korkar yüzmekten. Nedeni; işte bilmediğinden...
Dur!
Bırak herkes gitsin. Sen dur. Dur ki önünü gör. Senin yolun o değil. Hele ki herkes o yoldaysa...
Silkelen!
Ve hisset!
Yoksa hayat, gördüklerinden ibaret kalır.