Nerden geldi aklıma şimdi...
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
27 Nisan 2010 SalıMağaza vitrinlerindeki mankenler son zamanlarda dikkatimi çekmeye başladı. Eskiden vitrin mankenlerinin her ne kadar birbirinin aynı veya çok benzeri de olsa bir "yüzleri" olurdu. Şimdi bu MALL denen (yazıldığı gibi okuyunca daha da güzel oluyor bunlar) büyük alışveriş merkezlerindeki mağaza vitrinleri dikkatimi çekmeye başladı. Mankenlerin yüzleri bile yok veya yarım yüzlü, burundan yukarısı yok. Burda gizli bir mesaj mı var diye kendi kendime paranoya yapmaya başladım. Yani şunu mu demek istiyorlar. "siz hepiniz malsınız, ancak üzerlerinize giydirdiğimiz bu kıyafetler ile toplumda bir adam yerine konulursunuz, onun dışında bir halt değilsiniz" mi demek istiyorlar? Sadece "sayı" dan ibaret olduğunuz, ama kim olduğunuzun zerrece önemi olmadığı "kamusal" alanlar da yok değil. Misal, askerliğini yapanlar bilir, orada sadece sayı olarak öneminiz vardır. Akşam yoklaması yapıldığında sayı olarak toplam tutturuldu mu gerisi önemsizdir.
Bu giyimle, görünümle "adam yerine konulma" konusu haliyle bir statü göstergesi, bir cemiyete kabul edilme, gruba dahil olma durumu öyle gazlanıyor ki, sanki onu giyersem, hemen o reklamlardaki, dizilerdeki buzağı bakışlı "iş adamı" abilerden oluverecekmişsin sanıyor insan... Eh tabi bunları edinmek nerdeyse bir "yerli otomobil fiyatına" olunca da, haliyle de taklit (imitasyon) sektörü diye bir şey çıkıyor. Taklit diyince, bir zamanlar Lacoste tişört ve Puma marka ayakkabıların ne çok taklidi vardı yahu. Gugıl'da şöyle bi arattım da, neler var neler...
Şimdi bu giyim, kuşam efendim yemek yediğimiz yer, kullandığımız otomobilin markası felan hep bir statü göstergesi haliyle...
Weber (http://tr.wikipedia.org/wiki/Max_Weber ) 'e göre de insanlar, kendini üretim sürecindeki yerine göre değil, tüketim sürecindeki yerine göre tanımlar ve bu kendini tanımlama biçimi de "statü" dür. Yani; üretim sürecinde fabrikada çalışan bir işçi, kazandığı ücreti harcama alışkanlıkları işverenin tüketim alışkanlıklarına benzeyebilir. Öyle miyiz? Öyleyiz sanırım.







