Geçenlerde bu blogdaki bir yazıyla ilgili olarak sevgili HK ile yorumlaşırken, "ne geçmiş tükendi, ne yarınlar / geçse de yolumuz bozkırlardan / Deniz'lere çıkar sokaklar" dizeleri için farklı görüşler öne sürmüştük. Dün gazeteyi okurken aşağıdaki ilânı görünce, dayanamadım ve fotoğrafını çekip, buraya ekledim :))
"Tozlu bir pencere camından bakar gibi, kaybolup giden o yılları hatırlıyor. Geçmiş, görebildiği ama dokunamadığı bir şey. Ve gördüğü her şey bulanık ve belirsiz..."
"Bir şeyle mukayyetiz serbest değiliz efendim ..."
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
25 Aralık 2010 Cumartesi
BENGALLİ DİRENEN KADINLAR...
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
22 Aralık 2010 Çarşamba“Günde 14-15 saat çalışıyoruz. Çocuklarımızın yüzlerini göremez olduk. Aldığımız ücret günde 3 öğün yemek ve döküntü bir evde oturmak için bile yetmiyor” diyor bir kadın tekstil işçisi.
"Sokağa çıkmak, eylem yapmak zorundayız. Çünkü, patronlar hükümetin gözü önünde haklarımızı gaspediyor, bizi istismar ediyorlar" diyor bir diğeri.
Bir başkası ise "Sağlığı ve eğitimi unuttuk zaten. Tekstil işçilerinin çoğu günde iki veya üç saat yürüyerek işe gitmek zorunda kalıyor. Niye biliyor musunuz? Çünkü toplu taşıma aracına binecek paramız kalmıyor."
Londra’nın, New York’un, Paris'in, Berlin ve Milano’nun lüks caddelerinde kendilerine reva görülen maaşların kat be kat üstünde fiyatlarla satılan kıyafetleri diken Bangladeşli tekstil işçilerine ait bu haykırışlar.
Nike, Levi Strauss, H&M, Metro, Walmart, Carrefour vd. tekeller için fason üretim yapan, karşılığında ise üç kuruş paraya muhtaç bırakılan yoksul Bengalli işçilere.
Günlerdir alanlarda kolluk kuvvetlerinin tüm faşizan baskılarına ve şiddetine rağmen direniyorlar. Sağlıksız ve güvencesiz şekilde büyük kapitalist şirketler tarafından kıyasıya sömürülmelerine isyan ediyorlar.
Polis direnen işçilere silahla saldırıyor. İşçiler ise yolları trafiğe kapatıyor, arabaları ateşe veriyor ve meydanlarda barikatlar kuruyor. Onlarca işçi şu ana kadar polis terörü nedeniyle yaşamını yitirdi.
İsyanı körükleyen olay ise hükümet temmuz ayında asgari ücrete getirdiği artışı ücretlere yansıtmaya yanaşmaması. Oysa yaz boyunca süren kitlesel protesto eylemleri sonrasında hükümet tekstil işçileri için asgari ücreti artırma "lütfu"nda bulunmuştu! Buna göre bin 662 taka (yaklaşık 25 dolar) olan aylık ücretin, kasımdan itibaren 3 bin taka (43 dolar yani yaklaşık 70 tl) olmasına karar verilmişti.
Patronların gazabından korkan hükümet sendikalarla yapılan anlaşmayı hiçe sayarak aylardır artışı ücrete yansıtmakta ayak diriyor. Bunun üzerine işçiler ücretli köleliğe karşı yine sokaklara çıktı.
Tekstil işçiliğinde Çin'le rekabet halinde olan Bangladeş dünyanın ucuz işgücü cenneti adeta. Ülkede pek çok yabancı şirket faaliyet gösteriyor. Başkent Dakka ve çevresindeki banliyölerde ezici çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu 2,5 milyon tekstil işçisi, modern kölelik koşullarında çalıştırılıyor.
Büyük kapitalist markalar üretimi başka ülkelere kaydıracakları tehdidini savuruyor. Bengal körfezinden en fazla ihraç ise ABD'ye yapılıyor.
Bu tekellerin her birinin yıllık karı milyarlarca dolarla ölçülürken, bir tekstil işçisine 43 doları dahi fazla gören patronlar devletin kolluk güçlerini devreye sokarak yoksul kadın emekçilerin üzerine coplarını indiriyor.
Bangladeşli tekstil işçilerinin militan sokak mücadelesi devletin zoruna rağmen ısrarla sürüyor. Aylardan bu yana yüz binlerce işçi, asgari ücrete zam yapılması ve insanca çalışma koşullarının yaratılması için sokakta hakkını arıyor.
Polisin tüm terörüne rağmen, tekstil işçilerinin baş eğmez direnişi sürüyor. Bengalli genç kadınlar küreselleşmenin kendilerine dayattığı kadere razı olmamakta kararlılar.
(İbrahim Varlı www.birgun.net)
Romeo - Juliet. La Haine (hate)
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
15 Aralık 2010 Çarşamba
Romeo et Juliette / La Haine from tomrukcan on Vimeo.
Büyü de büyü.... 13 Aralık 1980
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
13 Aralık 2010 PazartesiBüyüde baban sana, büyüde büyü
Acılar alacak yokluklar alacak büyüde baban sana
Büyüde baban sana, büyüde büyü
Baskılar işkenceler, kelepçeler, gözaltılar, zindanlar alacak
Büyüde baban sana, büyüde büyü
Acılar alacak yokluklar alacak büyüde baban sana
Büyüde baban sana, büyüde büyü
Büyüyüpte onyedine geldiğinde babana sana idamlar alacak
Born to touch your feelings..
Filed Under : by "Sihirbazın şapkasında sıkışıp kalan tavşan"
2 Aralık 2010 Perşembei was born from the sound of the strings
for someone to give everything
to be a song just for your feeling
close your eyes and i'll try to get in
to waken your heart like the sping
'cause i was born to touch your feelings
steal the time, take a song and be glad
be free as the birds, don't be sad
your time will come, i'll make you feel it
you're still young like the sun after rain
follow the light it's not in vain
and you will see i'll touch your feelings
you've got your songs
they are everyday for awhile
just the only way to feel all right
you've got your songs
they are everyday for awhile
just the only way to feel all right
you were born just to lose or to win
to be someone's chime in the wind
to live between your mind and feelings
find your way, check it out
learn each day
follow the light, it's not in vain
and you will see i'll touch your feelings
you've got your songs
they are everyday for awhile
just the only way to feel all right
you've got your songs
they are everyday for awhile
just the only way to feel all right
i was born from the sound of the strings
for someone to give everything
to be a song just for your feeling
i was born from the sound of the strings
for someone to give everything
to be a song just for your feeling
Çok konuşulanlar
-
-
“şaştım, senin hançerin bu kadar mıydı varmadı yüreğime" (Turgut Uyar)
-
Bizi, hayatımızdakileri mahveden bir ‘suçlu’, bir ‘katil’ ille de var. Onu bulmak hiç zor olmuyor. Bu bazen bir kişi olabiliyor bazense...
-
Esengül daha ölmemişti. İstanbul’un sabahçı kahvelerinde ve genç kızların doldurduğu konfeksiyon atölyelerinde onun şarkısı söylenirdi: “B...
-
İşitiyorum aritmik kalbini çok uzaklardan. Bir sala binmişsin boğuşuyorsun dalgalarla. İçinde rüzgârlar uğulduyor. Saçların uçuşuyor; üşüy...
-
Hayvan Kaynakları (Taşkafalar) Ne zamandır TV'lerde ateş üstünde yürüyen, ip atlar gibi cam kırıkları üzerine atlayan kurum elemanları ...
-
Ölümlü : Tanrım sana yakarıyorum. Senin için dua ediyorum. Bu acı çeken yaratığı duy ve onu özgür irade sahibi olmaktan alıkoy. Tanrı : Sa...
-
sen böyle güzelken bana söz düşmez. bakma, şiirler yazdığıma. senden korkuyorum budur güvencem. vardı şimdi yok, o gençken… bir şaşkınlı...
Hakkımda
.
.
İzliyorlar (sanırım)
Wp Theme by Promiseringsdesigns | Blogger Template by Anshul









