
Kocaman olmuş, şeker mi şeker. Sabah Yaz gördü bayıldı. Okula giderken yolda, çok tatlı bir burnu var yumuş yumuş deyip durdu. Adı Şiva. Ufucuğun kedisi. Biz evlenince Mehpare teyze istedi, hem ona yoldaş olması için hem de bizim ev yeni, eşyalara zarar verir endişesiyle... Mehpare teyze sağlık sorunlarını çözene kadar Şivacık bizde kalacak. O da abisinde. Şiva'yı en son gördüğümde dal gibiydi. Evden kaçmış bir ay avare avare sokaklarda dolanmış, hamile kalmıştı. Sonra bir akşam Ufuk işten eve döndüğünde kapıdaki kedi ona hem tanıdık gelmişti hem de çok yabancı. Çünkü sokakta zayıflamış, hırpalanmıştı biraz. Ufuk onu kaptığı gibi veterinere götürdü. İstemesek de kısırlaştırılıp, kürtaj edildi. Ondan sonra da doooğru Mehpare teyzeye zaten. Uyyyy obez olmuşşşşş yavrucak... Şimdi de Şiva bizim evde. Gece odamızın kapısını kapatıp uyuduk, ara ara kapının önünde dolanıp miyavladığını duydum. Eve alışma süreci yaşıyordu. O ve biz bir süre beraberiz. Umarım güzel geçer :))) Hoş geldin Şivacık, kedicik...