"Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı" der büyükler. Yani eski, modası geçmiş şeylerin pek itibarı yoktur demek isterler. Her ne kadar eski usul kullanmasam da dantelleri elbette bunun dışında tutarım, ki annemden, çocukluğumdan kullanılmış danteller benim için daha da değerlidir. Konuyla ilgili uzun uzun yazmışlığım varken ve nedense blogun en popüler postu iken bilmem kaçıncı baskı yapmayayım: http://www.mutlueller.com/2013/02/metamorfoz-danteller.html
Evdeki dantel popülasyonunda pek azalma yok, bilakis topluyorum da sanki. Kaçıncı kez gittiğimi hatırlamadığım Behramkale`de teyzenin birinden satın aldığım danteller oldu mesela. El emeği yapan herkese olan saygımdan gittiğim yerlerde özellikle aranıyorum. Dantelden anladığımdan değil, göz zevkime göre seçip aldığım bu dantelleri sertleştirip bardak altlığı mı yapsam derken üzerinden bir sene çoktan geçti.
dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dantel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2015 Cumartesi
19 Şubat 2013 Salı
Metamorfoz Danteller
Gelen misafire sıradan bir su bardağı içinde su verilmezdi çocukluğumda. Her ne kadar bu durumu o zamanlar anlamlandıramasam da annemin çaktırmadan (!) attığı bakışlar sayesinde o danteli kolalanmış alt tabak bulunur, su bardağı üzerine konurdu.
Dantel birleştirme malumunuz olur; dilediğiniz kadar dantel bir araya gelir, ince bir el dikişiyle çaktırmadan birleştirilir, ütülenir. Ta ta hazır!!!
Keza o zamanlar oda takımı, sehpa takımı gibi ifadelerle danteller hayatımızın her bölümüne iştirak ederdi. Çeyizler ona göre hazırlanır, yatak örtüsü, masa örtüsü, çarşaf/yastık kenarları bile dantelden yapılırdı. Rahmetli babam yüzünde dantel modeliyle uyandığından yakınırdı hep:))
Komşu toplantılarında dantel örnekleri değiştirilir, model çıkarmaktan lime lime olmuş kimi dergiler elden ele dolaşırdı. Düşünün ki o zaman, evlerde teknolojik yoksunluğun olduğu, bakıcı/temizlikçi almak gibi kavramların bize yabancı hatta ayıp sayıldığı, her işin evin hanımı tarafından bizzat yapıldığı dönemdi. Bunlar yetmezmiş gibi vitrin raflarının, koltuk takımının, sehpaların üzerini süsleyen danteller, arada bir değiştirilir, yıkanır, ütülenir, yerlerine öyle kaldırılırdı. Yani; ya o zaman bir gün 24 saat değildi ya da biz gittikçe tembelleşiyoruz!
Komşu toplantılarında dantel örnekleri değiştirilir, model çıkarmaktan lime lime olmuş kimi dergiler elden ele dolaşırdı. Düşünün ki o zaman, evlerde teknolojik yoksunluğun olduğu, bakıcı/temizlikçi almak gibi kavramların bize yabancı hatta ayıp sayıldığı, her işin evin hanımı tarafından bizzat yapıldığı dönemdi. Bunlar yetmezmiş gibi vitrin raflarının, koltuk takımının, sehpaların üzerini süsleyen danteller, arada bir değiştirilir, yıkanır, ütülenir, yerlerine öyle kaldırılırdı. Yani; ya o zaman bir gün 24 saat değildi ya da biz gittikçe tembelleşiyoruz!
Tüm bu dantel hikayesine ablamlar ve komşu kızları da zaman içinde öğrenerek katıldılar. Ben ise annem dikerken kıyısından köşesinden dikiş işine bulaştım ama dantel ilgi alanıma hiç girmediği gibi hatta anneme bir gün "bana sakın bunlardan verme, asla kullanmam" dediğimi hatırlıyorum:)
Gençlik işte, sebepsiz 'diklenme' zamanları...
Gençlik işte, sebepsiz 'diklenme' zamanları...
Sonrasında da gerçekten hiç işim olmadı dantelle. Annem gene de âdet yerini bulsun diye benim için yaptığı dantelleri verdi bana.
Evet, çok istemedim onları ama iyi bir evlat olarak her zaman değerlerini de bildim. O kadar ev değiştirdim, şehir, ülke değiştirdim ama onlara pek iyi baktım. Zamanla -takım olarak olmasa da- bazıları yavaştan evin demirbaşları arasına girdiler.
'Normal', yani bozmadan kullandığım birkaç parçanın dışında bir de bozduklarım var. Yeni keşfedilmiş bir şey değil, dantelin farklı kullanım alanlarına siz de mutlaka bir yerlerde rastladınız diye düşünüyorum.
Kim derdi ki, gün gelecek Semi mutfağında bile dantel kullanacak! Peh peh peh....
Kim derdi ki, gün gelecek Semi mutfağında bile dantel kullanacak! Peh peh peh....
Dantel birleştirme malumunuz olur; dilediğiniz kadar dantel bir araya gelir, ince bir el dikişiyle çaktırmadan birleştirilir, ütülenir. Ta ta hazır!!!
Diğeri biraz daha uğraştıran (aslında iş değil, birazcık daha diyelim sadece) bir dantel bozma işi. Yapmak isteyenler için özet bir şekilde fotoğrafladım.
Malzeme belli: 1-2 adet dantel, istenilen formda kap kacak, 1/2 bardak su, 1 bardak şeker.
Su ve şeker kaynatılır, tamamen şeker eridikten sonra hafif kabarcıklar çıkar. İşte o zaman ocağın altı kapatılır, içine istenilen danteller atılır. Çevire çevire dantellerin her tarafının ıslanması sağlanır. Sıcak olduğundan alırken dikkat! Bir havlu üzerine konur, şerbetin fazlalığı alınır. Kaplar streç film ile kaplanır (kaplanmazsa ne olur bilmiyorum.), üzerine danteller dikkatlice konur ve o şekilde kurumaya bırakılır.
Bu verdiğim su ve şeker miktarı 2 danteli ancak ıslattı, 3.sü açıkta kaldı. Kuruması biraz uzun sürüyor, 5-6 saat sonra biraz sertleşiyor ama tamamen sertleşmesi ertesi günü buluyor.
Nerede kullanacağınız size ve hayal gücünüze kalmış:)
Not 1: Dantel kase içindeki deniz kabukları taaaa Samsun`dan, sevgili Fadiş`ten. Blog dostluğu sınır tanımaz! Teşekkürler Fadiş:)
Not 2: Dantellerinize iyi bakın!
3 Ekim 2011 Pazartesi
Sonbahar Temizliği
Güzel bir sonbahar havası....Gündüz güneşin gülümseyen yüzü, akşamları serinleyen hava, rahat, derin bir uyku hali yani. Daha da serinleyeceği günleri sabır(sızlık)la bekliyorum.
Herkese göre değişen anlamı var tabii mevsimlerin, bana göre sonbaharın anlamı derseniz:
Geçen hafta çocukların odalarından hasbelkader başlamış olduğum dolap temizliğine benimkilerle devam ediyorum. Küçülenler, kullanılmayanlar, verilecekler gibi elime geçeni ayırıyorum. Çocukların emekleme dönemi de çoktan geride kaldı ama gene de pantolonların durumu feci!
Kendi dolabımda epeydir giymediğim bir şey buldum, hırka mı desem acaba? Bunların bir ismi vardı aslında, birkaç sene önce pek modaydı sanırım. Modayı takip edemiyorum laf açılmışken (edenlere saygım var, ben beceremiyorum) Genelde ihtiyaçlar doğrultusunda alışverişe çıkarım, kazara elime moda olan bir parça da düşebilir:))
Giymediğim bu uzun siyah üstü basit bir operasyonla şöyle bir hale getirdim:
Anneciğimi ziyaretlerimde hiç elim boş dönmem. Hep çıkarır bohçasını, eşeler eskileri....Ben de "aaaa bu çok güzel, şu çok harika deyip" toplarım üç beş parça ne varsa. Bu dantelleri de annem zamanında model çıkarmak için boş kaldığında (dört çocukla nasıl 'boş' kalınırsa) yapmış. Ben de ayıla bayıla aldım getirdim eve...
Kestiğim parçaya danteli dikince 'ister boyna, ister kafaya' hesabı oldu. Kısalan parça da iyi oldu üzerimde, yakasına da geçen sene artık keçelerden yaptığım yumurta kafa canavarımı iğneledim.
Herkese göre değişen anlamı var tabii mevsimlerin, bana göre sonbaharın anlamı derseniz:
- Evdekilerin doğum günleri (ben dahil)
- Daha çok dikiş dikmek
- Her hafta sinemaya gitmek
- Konserleri sıkı takibe almak
- Arkadaş-dost muhabbetini arttırmak
- Şöminenin karşısında uyuklamak
- Çay-kahve tüketimine katkıda bulunmak
- Mutfakta sonbahar kış mamaları demek: elmalı tarçınlı kekler, waffle`lar, Noel kurabiyeleri gibi
.....liste upuzun aslında.
Geçen hafta çocukların odalarından hasbelkader başlamış olduğum dolap temizliğine benimkilerle devam ediyorum. Küçülenler, kullanılmayanlar, verilecekler gibi elime geçeni ayırıyorum. Çocukların emekleme dönemi de çoktan geride kaldı ama gene de pantolonların durumu feci!
Kendi dolabımda epeydir giymediğim bir şey buldum, hırka mı desem acaba? Bunların bir ismi vardı aslında, birkaç sene önce pek modaydı sanırım. Modayı takip edemiyorum laf açılmışken (edenlere saygım var, ben beceremiyorum) Genelde ihtiyaçlar doğrultusunda alışverişe çıkarım, kazara elime moda olan bir parça da düşebilir:))
Giymediğim bu uzun siyah üstü basit bir operasyonla şöyle bir hale getirdim:
Anneciğimi ziyaretlerimde hiç elim boş dönmem. Hep çıkarır bohçasını, eşeler eskileri....Ben de "aaaa bu çok güzel, şu çok harika deyip" toplarım üç beş parça ne varsa. Bu dantelleri de annem zamanında model çıkarmak için boş kaldığında (dört çocukla nasıl 'boş' kalınırsa) yapmış. Ben de ayıla bayıla aldım getirdim eve...
Kestiğim parçaya danteli dikince 'ister boyna, ister kafaya' hesabı oldu. Kısalan parça da iyi oldu üzerimde, yakasına da geçen sene artık keçelerden yaptığım yumurta kafa canavarımı iğneledim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




